TÜRKÜLER Karlı dağlar karanlığın bastı mı Kahpe felek ayrılığın vakti mi Karlı dağlar yüce dağlar ne olur Asker yarim gelse yarelerim ey'olur Ucu telli mektup gelmez yarimden Bir bulut kaynıyor Sivas elinden Karlı dağlar yüce dağlar ne olur Asker yarim gelse yarelerim ey'olur İnce Memet ne yaptıydım ben sana İki kere everdiydim kesemden Eğer yerlerime sen vurulaydın Ölesiye yatamazdım tasamdan Şu Dinarın sıra sıra söğüdü Ben geçerken yapracığı göğ idi ince Memet küçük idi büyüdü Eyvah İnce Memet vurdun sen beni Buhurcular bölük bölük geldiler Ak döşümü hançerilen deldiler Duvarın dibinde resmim aldılar Ak kağıt üstünde tanıyın beni Yüce dağ başında bir koca kartal Açmış kanadını dünyayı örter Bazı yiğit vardır ölümden korkar Ben korkmam ölümden er geç yolumdur Amasya vilayet Kayseri merkez Peşinde dolanır bin beş yüz Çerkez Tek gözde vurduğum beş tane Çerkez Titirettin Firengistanı Çöllo Kızlar altın takmaz oldu saçına Önün gitti Çöllo Çini Maçine Gazeten basıldı Moskof, içine Titirettin Firengistanı Çöllo. Kavgaya girince koç gibi yürür Martini dürbünü cihanı görür Zenginden alır da züğürde verir Fıkara babası sen misin Çöllo Erciyes dağını kantar mı tartar Tartıyom diyenin belası artar Gel Çöllo şimdicik yakayı kurtar Dünyanın sultanı sen mi oldun Çöllo Bilmem deli misin bilmem serseri Öğleyin basılır mı Kayseri Peşinde dolanıyor beş biri süvari Titirettin Firengistanı Çöllo Ağam İstanbulu mesken mi tuttun Gördün güzelleri beni unuttun Sılaya gelmeye yemin mi ettin Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Kapının önünden bir garip geçti Bir cevap söz ile bağrımı deşti Gelirim dedi de gurbete düştü Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Ağamın giydiği kefenden gömlek Dünyada yoğimiş öksüze gülmek Yakışır mı bana bu yaşta ölmek Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Verdiğin yazmayı ateşte yaktım Kül ettim ömrümü yoluna baktım Ya senin tecellin ya benim bahtım Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Ana getir postalımı giyeyim Karanlık kabire nasıl nasıl gireyim Yaşım küçük nasıl sual vereyim Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Varayım. gideyim ıssız yurtlara Derdimi dökeyim yeşil otlara Anam yok ki her derdime katlana Aylar tamam oldu yıllar tükenmez Bakarım yollara yiğidim gelmez Gesi bağlarında bir top gülüm var Hey Allahtan korkmaz sana bana ölüm var Ölüm değil şu gençlikte zulüm var Atma anam şu dağların ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime Gesi bağlarından gelsin geçilsin Süzülsün badeler tas tas içilsin Herkes sevdiğini alsın seçilsin Atma anam şu dağların ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime Gesi bağlarının gülleri mavi Ayrıldım yarimden gülmeyim bari Yardan ayrılanın nic'olur hali Atma anam şu dağların ardına Kimseler yanmasın anam yansın derdime Gesi bağlarında dolanıyorum Yitirdim yarimi aranıyorum Bir çift kelamına güveniyorum Gel yanıma hallerimi söyleyim Halden bilmez ben o yari neyleyim Genç Osman dediğin bir küçük aslan Beline bağlamış ibrişim kuşak Askerin içinde biricik koçak Allah Allah deyip geçer Genç Osman Bağdadın içine girilmez yastan Her ana doğurmaz böyle bir aslan Kelle koltuğunda geliyor kastan Allah Allah deyip geçer Genç Osman Bağdadın kapısın Genç Osman açtı Düşmanın cümlesi önünden kaçtı Kelle koltuğunda üç gün savaştı Allah Allah deyip geçer Genç Osman Askerin bir ucu göründü Vandan Kılıcın kabzası görünmez kandan Bağdadin içinde tozdan dumandan Allah Allah deyip geçer Genç Osman Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Mezarımın taşı kıbleye karşı Dil verin söylesin kabrimin taşı Beni vuran oğlan Cerkesler başı Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Karakoldan çıktım yan basa basa Ciğerlerim koptu kan kusa kusa Beni vuran oğlan Konyalı Musa Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Meyhaneden çıktım tabakam kaldı Dört yanıma baktım karakol aldı Benim nazlı yarim kimlere kaldı Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Çarşının içinde sıra kasaplar Adam ahbatuna bıçak mı saplar Mustafa gidiyor gelin ahbaplar Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Gece mezarlıkta vurdular beni Yarin çevresine sardılar beni Ölmeden toprağa koydular beni Çakırım Mustafam yerde yatıyor Kaytan bıyıkları kana batıyor Mezar arasında harman olur mu Kama yarasına derman olur mu Kama sokanlarda iman olur mu Sabahtan kalktım ki ezan sesi var Ezan sesi değil burçak yası var Daha şu deyyusun kaç tarlası var Aman ne zor imiş burçak yolması Burçak tarlasında gelin olması Sabahtan kalktım da sudu pişirdim Sudun köpüğünü yere taşırdım Burçak tarlasında aklım şaşırdım Aman ne zor imiş burçak yolması Burçak tarlasında gelin olması Elimi salladım değdi dikene İnkisar, eyledim burçak ekene İlahi kaynana ömrün tükene Aman ne zor imiş burçak yolması Burçak tarlasında gelin olması Bir oda yaptırdım hurma dalından İçini döşettim acem şalından O da benim değil ahbap malından Hoş bilezik hoş bilezik kolları nazik Ben yarimden ayrı düştüm vay bana yazık Bir oda yaptırdım yüceden yüce içinde yatmadım üç gün üç gece Kurbanlar keseyim sardığım gece Hoş bilezik hoş bilezik kolları nazik Ben yarimden ayrı düştüm vay bana yazık Bir oda yaptırdım dururum diye Aldım martinimi vururum diye Aklıma gelmedi ölürüm diye Hoş bilezik hoş bilezik kolları nazik Ben yarimden ayrı düştüm vay bana yazık Bir oda yaptım döşetemedim Kahpe felek ile başedemedim Yalvardım yakardım eş edemedim Hoş bilezik hoş bilezik kolları nazik Ben yarimden ayrı düştüm vay bana yazık Kıratın üstünde bir uzun yayla Ne deyim beylerim kaderim böyle Anama varınca doğrusun söyle Beypazardır mekanımız elimiz Kimbilir nerde kalır ölümüz Bineydim de kıratımın üstüne Alaydım da martinimi destime Beş yüz atlı olsa gelemez üstüme Beypazardır mekanımız elimiz Kimbilir nerde kalır ölümüz Beypazardan çıktım tütün satmaya Kıratım başladı yatıp kalkmaya Kolcular başladı kurşun atmaya Beypazardır mekanımız elimiz Kimbilir nerde kalır ölümüz Kör olası Çerkeş nereden geldin Kuyumcuyum diye çayıra kondun Alnı top perçemli yiğide kıydın Beypazardır mekanımız elimiz Kimbilir nerde kalır ölümüz Gedikten asıyor bir kara kağni Kağnının ardında kıratı bağlı Kaldırın çevresin püskürme benli Bir İncecik yolum gider Yemene Ilgıt ılgıt kanım damlar çimene Ölüm varmış güzelleri sevene Ay karanlık gece vurdular beni Yarin çevresine sardılar beni Bir incecik yolum gider Sereze Yavrum sermiş mendilini kireze Ölüm varmış ölüm varmış vay bize Ay karanlık gece vurdular beni Yarin çevresine sardılar beni Akşam otur mahpusane kitlenir Kimi kağıt oynar kimi bitlenir Kiminin temizden evrakı gelir Düştüm bir ormana yol belli değil Yatarım yatarım gün belli değil Mahpusane içinde öç ağaç incir Kolumda kelepçe boynumda zincir Zincir sallandıkça her yanım sancır Düştüm bir ormana yol belli değil Yatarım yatarım gün belli değil |