MESLEKİ Yarabbi bir sahip bir çoban gönder Koyun belli değil kurt belli değil Kalmadı sefası bezmi cihanın Deva belli değil dert belli değil Ağniyalar dile destan oldular Cümle fıkaraya basman oldular Tavşan yürekliler aslan oldular Yiğit belli değil mert belli değil Halim arzedecek hakim bilinmez Ahir vakit bu gözyaşım silinmez Azdı yaralarım hekim bulunmaz Yara belli değit dert belli değil Ey Mesleki artık gönül farıyor Gam gasavet dört yanımı sarıyor Bütün âlem çıkmış vatan arıyor Yayla belli değil yurt belli değil Dolanı dolanı gelir Ölüm yavaşça yavaşça Kalem alıp yaz derdimi Gülüm yavaşça yavaşça Soyunmuyor bir dem nârım Sevda oldu öz diyarım Güz dedi geçti baharım Selim yavaşça yavaşça Garip gönlüm durmaz oldu Gözüm ırak görmez oldu İşe güce varmaz oldu Etim yavaşça yavaşça Sevdiğim bu yana bakmaz Kaş eğip kirpiğin yıkmaz Kırıldı kanadım kalkmaz Kolum yavaşça yavaşça Şu dünyaya güvenilmez Ölmeyince kan kesilmez Mesleki'm artar eksilmez Zulüm yavaşça yavaşça |