KÖROĞLU Yüce dağların başında Kar bir yana kış bir yana Depreşir ağzın içinde Dil bir yana diş bir yana Nidelim beyler nidelim Ahdi peymanı güdelim Ayvaz'a imdat edelim Öç bir yana beş bir yana Bire beyler bire paşa, Karlı karlı dağlar aşa Bir gün ota ayrı düşe Kıç bir yana baş bir yana Noldu hey sevdiğim noldu Dereler kan ile doldu Gördüm hasmın yeğin oldu Kaç bir yana eş bir yana Kacadım belim büküldü Zırhım şifahim döküldü Bir gözün doldu döküldü Kan bir yana yâş bir yana Siyah kâküllerin dökülmüş Kızıl güllene güllere Ala gözlerini dikmiş İnce yollara yollara Gel Ayvazım dolaşalım Çamlıbellere bellere Doldur elinden içeyim Mest olup serden geçeyim Seninle bile göçeyim Çamlıbellere bellere Gözünü sevdiğim Kırat Sana uzun yol olaydı Şöyle elek, selesi sık Boynu selvi dal olaydı Fânisin hey dünya fâni Esirin eyledin beni Yüzdürmeye Kırat seni Tuna gibi sel olaydı Neslin Düldül aslın Kırat Üstünde alınır murat Dal boynunda çifte kanat Başındaki tel olaydı Düldüle benzettim donun Düşmana uğrattım yolun Sözün olmağa senin Kanber gibi kul olaydı Söyle hey Köroğlu söyle Kıratın methini eyle Düşmanın kıracak yerde Boz bulanık sel olaydı Kıbrız şarabıyla beşli Meydana inerler sesli Nesilleri aslan nesli Yarar yırtar yer adamı Yarın seyreyle bunlara Kıyarlar tatlı canlara Belenirler al kanlara Yarar yırtar yer adamı Yarın sen görürsün biz Kan tutar ovayı düzü Birine yetmez beş yüzü Yarar yırtar yer adamı Sabah seyreyle bunları Alırlar tatlı canlan Köroğlu'nun aslanları Aç kurt gibi yer adamı Kıbrız şarabın içmişler Cağı ile serden geçmişler Bugün oradan göçmüşler Bir er yırtar söker gelir Hırlaşırlar arı gibi Kopuşurlar sürü gibi Beş ayların seli gibi Perelerden akar gelir Bellidir yiğit yapısı Şimdi toplanır hepisi Acildi Çamlı kapısı Birbirini, teper gelir Köroğlu'm besler mertleri Yumuşak ederler sertleri Çamlıbel'in açar kurtları Birbirini kapar gelir Benden selâm söylen Bolu beyine Göndersin Ayvazı göresim geldi Muhabbeti döştü gönlüm evine Göndersin Ayvazı göresim geldi Eyerleyip kır atıma binmeden Alayları bölük bölük bölmeden Bolu şehri ateşlere yanmadan Göndersin Ayvazı güreşim geldi Şimdi Kıratıma biner aşarım Karadeniz gibi kaynar coşarım Sinesine eğri Kılıç döşerim Göndersin Ayvazı göresim geldi Gürzün kösteğini kola takmadan Koç Kıratı sağa sola yıkmadan Bolu şehrin ateşlere yakmadan Göndersin Ayvazı göresim geldi Ben de Köroğlu'yum yolum salasın Koçyiğide arzettiren sılasın Depretmeden demir yayın cıdasın Oğlum Ayvaz seni göresim geldi Köroğlu : Karşıdan gelen piyade Bizim eller yerinde mi Etekleri çimen olmuş Karlı dağlar yerinde mi Güdümen : Beyim ili ne sararsın Güzel amma soğuk soğuk Karlı dağlar eteğinde Çimenleri soluk soluk Köroğlu : Sağ elde kılınç ettiğim Sol erde kalkan tuttuğum Kol kola sarılıp yattığım Şirin Döne yerinde mi Güdümen : Kılınç deyi bağlandığın Kalkan deyi kullandığın Seyreyleyip eğlendiğin Şirin Döne saçı yoluk Köroğlu : Çamlıbelin koyağında Sular akar ayağında Şirin Döne yanağında Ruşen benler yerinde mi Güdümen : Çamlıbelin koyağında Su kesilmiş ayağında Güzel Döne yanağında Kibar benler soluk soluk Köroğlu : Küçücekten büyüttüğüm Saz çalarak uyuttuğum Man yüzünü seyrettiğim Han Ayvazım yerinde mi Güdümen : Küçükten büyüttüğün Ürgüleyip uyuttuğun Mah yüzünü seyrettiğin Han Ayvazın buruk buruk Köroğlu : Köroğlu der öğündüğürh Taşlar alıp döğündüğüm Arka verip sığındığım Koca çamlar yerinde mi Güdümen : Güdümen der karlı dağlar Dağda çamlar, kara bağlar Döne söyler Ayvaz ağlar Ağlasınlar soluk soluk Canım Kırat gözüm Kırat Kaçıp çekilip gidelim Her yanında çifte kanat Uçup çekip gidelim Budur Kıratın durağı Bilmez yakını ırağı Ab-ı kevserdir sulağı içip çekilip gidelim Köroğlu söyler ezeli Bağlar döküyor gazeli Silistireden güzeli Alıp çekilip gidelim Mert dayanır namert kaçar Meydan gümbür gümbürlenir Şahlar Şahı divan açar Divan gümbür gümbürlenir Yiğit kendini öğende Oklar menzili döğende Kılıç kalkana değende Kalkan gümbür gümbürlenir Ok atılır-kalasından Hak saklasın belâsından Köroğlu'nun narasından Dağlar gümbür gümbürlenir Yol verin dumanlı dağlar Aşmaya Ayvaz geliyor Çağlasın soğuk pınarlar İçmeye Ayvaz geliyor Bu dağlarda biten güller Kokusu lal eder diller Dalında cüda bülbüller Ötüşün Ayvaz geliyor Bizim yaylanın yiğidi Belinde gümüş dividi Yaylanın selvi söğüdü Gölg'edin Ayvaz geliyor Bizim yaylalar oluklu Akan sular balıklı Al valalı mor belikli Kız gerek Ayvaz geliyor Bizim yaylanın uşağı Belinde Aydın kuşağı Yaylanın türlü çiçeği Koşuşun Ayvaz geliyor Köroğlu der ki tayalar Atlımız geyik koğalar Sarptaki yüksek kayalar Yassılsın oğlum geliyor Yiğitler silkinip ata binende Derelerden bozkurtlara ün olur Yiğit olan dönd döne döğüşür Kötüler kavgadan kaçar dön olur Yiğit cıdasını almış atıyor Ak elleri kızıl kana batıyor Bir kötü kavgadan dönmüş kaçıyor Kaçma kötü kaçma şimdi hûn olur Bir yiğit odasın almış eline Başını koymuş da yiğit yoluna Kalkan paralana zırhlar deline Kanlı gömlek koçyiğide don olur Köroğlu çağırır figan ağıtlar İman ehli birbirini öğütler Boydan boya demir dolu yiğitler Vurur cıdasını kahraman olur Bizim ellerin beyleri Yakar kandili kandili İçip aslana dönerler Kadeh döndürü döndürü Hem içerler hem kanarlar Düşmana meydan ararlar Arap atlara binerler Boynun sündürü sündürü Çürüdü gönlüm çürüdü İçerde yürek eridi Beylerin kolu yoruldu Kılıç döndürü döndürü Beyler neyleyip nedelim Güzellerle göç edelim Meydanda at oynatalım Boynun döndürü döndürü Köroğlu der ki karıdım İhtiyar oldum çürüdüm At yoruldu ben yoruldum Güzel bindiri bindiri Dinleyin hey ağalar ata binmeli Keklik öten eli ister bu gönül Çamlıbel'de mor kırmızı çiçekten Koku salan yeli ister bu gönül Duyun beyler sözüm vardır Hasan'a Bir kız alıp gelmek ister bu gönül O sol böğre kirmen kılıç asana Düğün kurup vermek ister bu gönül Bey şehrinde vermiş idim sözünü Hak saklasın sürmelenmiş gözünü Arzulum elinden emmim kızını Şimdi alıp gelmek ister bu gönül Hamaylı taşırım, cevahir kabı Kimya imiş Çamlıbel'in türabı Kamalak altında Kıbrız şarabı Tehin tehin içmek ister bu gönül Ben koç Köroğlu'yum düşmenem şandan Meydanlar boyarım al kızıl kandan Döne gibi yari aldım zamandan Çamlıbel'e gitmek ister bu gönül |