PİR SULTAN ABDAL Gafil olma gönül bir gün ölürsün Yalan dünya senin olsa ne fayda Akibet alırsın tatlı canımı Bülbül gibi dilim olsa ne fayda Söylersin de söz içinde şaşmazsın Helali haramı yersin seçmezsin Nasibin kesilir de sular içmezsin Akar çaylar senin olsa ne fayda Söylersin de el içinde sözün var Yeler çalışırsın oğlun kızın var Şu dünyada üç beş arşın bezin var Bedestenler senin olsa ne fayda Bir gün alır götürürler evinden Hakkın kelamını koyma dilinden Kurtulaman Ezrailin elinden Dünya dolu malın olsa ne fayda Pir Sultan Abdalım çıktık oturduk Kaza lokmasını bürda yetirdik Yalan dünya bizim diye çektik getirdik Yalan dünya bizim olsa ne fayda Uğruma bir çayır düştü Bir ucu mahşer içinde Açıldı bir şar dükkânı Ne ararsan var içinde Var dükkâna pazar eyle Hışmından kork hazer eyle Aya güne nazar eyle Ay Ali gün nur içinde Ay Ali'dir gün Muhammed Üç'yüz altmış altı sünnet Balıklar da suya hasret Çarh dönerler göl içinde Ay Ali'dir gün Muhammed Kılasın farz ile sünnet Yedi tamu sekiz cennet Bülbül oynar gün içinde Göl içinde çarhı döner Susuzluktan bağrı yanar Müminler secdeye iner Seyir var seyir içinde Kudretten derildi arı Arılar çeker dizarı Dinle imdi sen o zarı Arı oynar bal içinde Pir Sultan'ım hey gaziler Yazıldı kara yazılar Tâlib mürşidin arzular Gönül oynar dil içinde Şu karşı ki yaylada göç katar katar Bir güzel sevdası serimde tüter Bu ayrılık bana ölümden beter Geçti dost kervanı eğleme beni Şu benim sevdiğim başta oturur Bir güzelin derdi beni bitirir Bu ayrılık bana zulüm getirir Geçti dost kervanı eğleme beni Ben gidersem sunam bana ağlama Ciğerini aşk oduna dağlama Benden başkasına meyil bağlama Geçti dost kervanı eğleme beni Gider isem bu il sana yurt olsun Münafıklar aramıza kurt olsun Ben ölürsem yüreğine dert olsun Geçti dost kervanı eğleme beni Pir Sultan Abdal'ım dağlar aşalım Aşalım da dost iline düşelim Çok nimetin yedim helallaşalım Geçti dost kervanı eğleme beni Gözleyi gözleyi gözüm dört oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Korular kalmadı kara yurd oldu Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Kızıl Irmak gibi bendinden boşan Hama'dan Mardin'den Sivas'a döşen Düldül eyerlendi Zülfikar kuşan Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Mümin olan bir nihana çekilsin Münafık başına taşlar üşürsün Sancağımız Kazova'ya dikilsin Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Şah'ın geleceğin bir gün duydular Yezit'ler lanet gömleğin geydiler İmam Aliyyüriza'ya kıydılar Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Pir Sultan Abdal'ım bu sözüm haktır Vallahi sözümün hatası yoktur Şimdiki sofunun Yezid'i çoMur Ali'm ne yatarsın günlerin geldi Alçakta yüksekte yatan erenler Yetişin imdada aldı dert beni Başım alıp hangi yere gideyim Gittiğim yerlerde buldu dert beni Oturup benimle ibadet kıldı Yalan söyledi de yüzüme güldü Yalın kılıç olup üstüme geldi Çaldı bölük bölük böldü dert beni Üstümüzden gelen boran kış gibi Yavru şahin pençesinde kuş gibi Seherde sabahta gelen düş gibi Çağırta bağırta aldı dert beni Abdal Pir Sultan'ım gönlüm hastadır Kimseye diyemem gönlüm yastadır Bilmem deli oldu bilmem ustadır Şöyle bir sevdaya saldı dert beni Derdim çoktur hangisine yanayım Yine tazelendi yürek yarası Ben bu derde kande çare bulayım Değer Şah elinden ola çaresi Türlü donlar giyer tülden nâziktir Bülbüle cevr etme güle yazıktır Çok hasretlik çektim bağrım eziktir Güle güle gelir canlar paresi Gel benim uzun boylu serv çınarım Yüreğime bir od düştü yanarım Kıblem sensin yüzüm sana dönerim Mihrabımdır iki kaşın arası Didâr ile mukabbete doyulmaz Muhabbetten kaçan âşık sayılmaz Yezit üflemekle çırağlar sönmez Tutuşunca yanar aşkın çırası Pir Sultan Abdal'ım yüksek uçarsın Selâmsız sabahsız gelir geçersin Aşık muhabbetten niçin kaçarsın Böyle midir yolumuzun töresi Uyur idik uyardılar Diriye saydılar bizi Koyun olduk ses anladık Sürüye saydılar bizi Sürülüp kasaba gittik Kanarada mekân tuttuk Didar defterine yettik Ölüye saydılar bizi Halimizi hal eyledik Yolumuzu yol eyledik Her çiçekten bal eyledik Arıya saydılar bizi Aşk defterine yazıldık Pir divanına dizildik Bal olduk şerbet ezildik Doluya saydılar bizi Pir Sultan'ım Haydar şunda Çok keramet var insanda O cihanda bu cihanda Ali'ye saydılar bizi Hızır Paşa bizi berdar etmeden Açılın kapılar Şah'a gidelim Siyaset günleri gelip çatmadan Açılın kapılar Şah'a gidelim Gönül çıkmak ister Şah'ın köşküne Can boyanmak ister Ali müşküne Pirim Ali On İk' İmam aşkına Açılın kapılar Şah'a gidelim Her nereye gitsem yolum dumandır Bizi böyle kılan and u amandır Zencir boynum sıktı halim yamandır Açılın kapılar Şah'a gidelim Yaz selleri gibi akar çağlarım Hançer aldım ciğerciğim dağlarım Garip kaldım şu arada ağlarım Açılm kapılar Şah'a gidelim Ilgın ılgın eser seher yelleri Yare selam eyleri Urum Erleri Bize peyik geldi Şah bülbülleri Açılın kapılar Şah'a gidelim Çıkarım bakarım kale basına Mümiri müslümahlar gider işine Bir ben mi düşmüşüm can telâşına Açılın kapılar Şah'a gidelim Pir Sultan eydür mürvetli Şah'ım Yaram baş verdi sızlar ciğergâhım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın kapılar Şah'a gidelim Karşıdan görünen ne güzel yayla Bir dem süremedim giderim böyle Ala gözlü pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah'a giderim Eğer göğerüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan Şah'a giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler Ben de bu yayladan Şah'a giderim Dost elinden dolu içmiş deliyim Üstü, kah köpüklü meşe seliyim Ben bir yol oğluyum yol sefiliyim Ben de bu yayledan Şah'a giderim Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Ben de bu yayladan Şah'a giderim Pir Sultan Abdal'ım dünya durulmaz Gitti giden ömür geri dönülmez Gözlerim de Şah yolundan ayrılmaz Ben de bu yayladan Şah'â giderim Koyun beni Hak aşkına yanayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Benim pirim gayet ulu kişidir Yediler ulusu Kırklar eşidir On İki İmam'ın server başıdır Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Kadınlar müftüler fetva yazarsa İşte kemend işte boynum asarsa İşte hançer işte kellem keserse Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Ulu mahşer olur divan kurulur Suçlu suçsuz gelir anda derilir Piri olmayanlar anda bilinir Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Pir Sultan'ım arşa çıkar ünümüz O da bizim ulumuzdur pirimiz Hakk'a teslim olsun garip canımız Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan Yürü bire yalan dünya Yalan dünya değil misin Hasan ile Hüseyin'i Alan dünya değil misin Ali bindi Düldül ata Can dayanmaz bu fırkata Boz kurt ile kıyamete Kalan dünya değil misin Tanrı'nın aslanın alıp Düldül'ü dağlara salıp Yedi kere ıssız kalıp Dolan dünya değil misin Bak şu kışa bak şu güze Ciğer kebap oldu köze Muhammed'i bir top beze Saran dünya, değil misin Pir Sultan'ım ne yatarsın Kurmuş carhını dönersin Ne konarsın ne göçersin Kalan dünya değil misin Ol benim Şah'ımı Görmeğe kim gider Zevki sefasını Sürmeğe kim gider Asası elinde Kemeri belinde Hocası önünde Ölmeğe kim gider Şehidin kanını Yumazlar tenini Hak için canını Vermeğe kim gider İncidir dişleri Kalemdir kaşları Hak için başları Sermeğe kim gider Şah'ımın özünü Severim sözünü Gün gibi yüzünü Görmeğe kim gider Pir Sultan illeri, Uzaktır Yolları Bahçede gülleri Dermeğe kim gider Bize de Banaz'da Pir Sultan derler Bizi de kem kişi bellemesinler Paşa bademine tenbîh eylesin Kolum çekip elim bağlamasınlar Hüseyin Gazi Suttan binsin atına Dayanılmaz şarh-ı felek zatına Bizden selâm söylen ev külfetine Çıkıp ele karşı ağlamasınlar Ala gözlüm zülfün kelep eylesin Döksün mah yüzüne nikap eylesin Ali Baba Hak'tan dilek dilesin Bizi dar dibinde eğlemesinler Ali Baba eğer söze uyarsa Emir Hûda'nındır beyler kıyarsa Ali gözlü yavrularım duyarsa- Alın çözüp kara bağlamasınlar Surum işlemedi kaddim büküldü Beyaz vücudumun bendi söküldü Önüm sıra Kırklar Pirler çekildi Daha beyler bizi dillemesinler Pir Sultan Abdal'ım coşkun akarım Akar akar dost yoluna bakarım Pirim aldım seyrangâha çıkarım Daha Yıldız Dağın yaylamasınlar Bir gül ile gülistanı seyrettim Seher yelleriyle esen Ali'dir Muhammed kılavuz Mahşer yerinde İslâmın sancağın çeken Ali'dir Dayanıgör kardaş gönül gücüne Azığın yok mudur ahret göçüne On İki İmam gibi Cennet içine Ab-ı Kevser ile akan Ali'dir Bindiler deveye çarka gittiler Horasan şehrinde güreş tuttular Müminlerin feryadına yettiler Bastılar Mervan'ı basan Ali'dir Münkirin gıdası Hak'tan kesildi Nesimî yüzüldü Mansur asıldı Dünya yedi kere doldu ıssıldı Dolduran Muhammed eken Ali'dir Hakk'ın emri ile Cebrail indi İndi de Ali'nin koluna kondu Zülfikar kuşanıp Düldül'e bindi Yezid'in neslini kıran Ali'dir Kim dokudu bin çiçekli halıyı Kim diriltti bin yıl yatan ölüyü Kırklar meclisine gelen doluyu Dolduran Muhammed içen Ali'dir Pir Sultan Abdal'ım ağladı güldü Kâbe-i Şeriften bir nida geldi Hakk'ın emri ile dört kitap indi Okuyan Muhammed yazan Ali'dir Dün gece seyrimde coştuydu dağlar Seyrim ağlar ağlar Pir Sultan deyü Gündüz hayalimde gece düşümde Düş de ağlar ağlar Pir Sultan deyü Uzundu usuldu dedemin boyu Yıldız'dır yaylası Banaz'dır köyü Yaz bahar ayında bulanır suyu Sular çağlar çağlar Pir Sultan deyü Pir Sultan kızıydım ben de Banaz'da Kanlı yaş akıttım baharda güzde Dedemi astılar kanlı Sivas'ta Dar ağacı ağlar Pir Sultan deyü Kemendimi attım dara dolaştı Kâfirlerin eli kana bulaştı Koyun geldi kuzuları meleşti Koçlar da ağlaşır Pir Sultan deyü Pir Sultan Abdal'ım hey yüce Gani Daim yediğimiz Kudret'in nânı Hakk'a teslim ettin ol şirin canı Dostların ağlaşır Pir Sultan deyü Kul olayım kalem tutan eline Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz Şekerler ezeyim şîrîn diline Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz Allahı seversen kâtip böyle yaz Dünü gün ol Şah'a eylerim niyaz Umarım yıkılsın şu kanlı Sivas Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz Sivas, illerinde zilim çalınır Çamlı beller bölük bölük bölünür Ben dosttan ayrıldım bağrım delinir Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz Münafıkın her dediği oluyor Gül benzimiz sararuban soluyor Gidi Mervân şad oluban gülüyor Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz Pir Sultan Abdal'ım hey Hızır Paşa Gör ki neler gelir sağ olan başa Hasret köydü bizi kavım kardaşa Kâtip ahvalimi Şah'a böyle yaz |