YUNUS EMRE Hakk'ı kaçan bulasın Hakk'a kul olmayınca Erenler eşiğine Yaslanıp yatmayınca Bir bağ ki viran ola İçi dikenle dola Ayıtlamak neylesin Od ile yanmayınca Issızlık u yabanda Od mu bulunur onda Kavı taşı çakmağı Bir yerde olmayınca Issızlıkta kalma sen Odunu söndürme sen Odu kaçan bulasın Ocağa varmayınca Ol hakikat güneşi Doğar vahdet burcundan Şule vermez Yunus'a Hicaplar kalkmayınca Anmaz mısın sen şol günü Cümle âlem uryan ola Ne ana oğula baka Ne kardeşten derman ola Dağlar yerinden ayrıla Heybetinden gök yarıla Yıldızlar bendi kırıla Düşe yere perran ola Mâlik Tamu'ya çağıra Zebaniler saf saf dura Korkusundan yer yarıla Titreyüben hayran ola İsrafil surı urıcak Halayık sinden durıcak Sonra hesap sorulacak Kim kadı kim sultan ola Mâlik ede hey hey Tamu Kıyameti gördük kamu Asileri getireler Gire sinde büryan ola Zebaniler eğnin tuta Getire Tamu'ya ata Deri yanup sökük tuta Dün gün işin figan ola Yunus senin budur sözün Kan yaş ile doldu gözün Ol Hazret'e tuta yüzün Yine derman andan ola Bir şaha kul olmak gerek Hergiz ma'zûl olmaz ola Bir eşik yastanmak gerek Kimse elden almaz ola Bir toyu toplamak gerek Bir soyu soylamak gerek Bir sözü söylemek gerek Melekler de bilmez ola Bir kuş olup uçmak gerek Bir kenara geçmek gerek Bir şerbetten içmek gerek İçenler ayılmaz ola Çevik bahri olmak gerek Bir denize dalmak gerek Bir gevher çıkarmak gerek Hiç sarraflar bilmez ola Bir bahçeye girmek gerek Hoş teferrüç kılmak gerek Bir gülü yaylamak gerek Hergiz ol gül solmaz ola Kişi âşık olmak gerek Ma'şukayı bulmak gerek Aşk oduna yanmak gerek Ayruk oda yanmaz ola Yunus imdi var tek otur Yüzünü hazrete götür Özün gibi bir er getir Hiç cihana gelmez ola Ben dost ile dost olmuşam Kimseler dost olmaz bana Münkirler bakar gülüşür Selâm dahi vermez bana Ben dost ile dost olayım Ölmezden evvel öleyim Canımı kurban vereyim Dünya baki kalmaz bana Ben âşıkı biçareyim Baştan ayağa yareyim Ben bir deli divaneyim Aklım da yâr olmaz bana Kimseler bilmez halimi Aşk odu yaktı canımı Seçmezsem soldan sağımı Namus ü ar olmaz bana Sanurlar ki ben deliyem Ben dost bağı bülbülüyem Mevlâ'nın kemter kuluyem Kimse baha saymaz bana Bülbül oluben öterim Dost bahçesinde biterim Gül alırım gül satarım Bağüban gül olmaz bana Derviş Yunus nice diyem Ben bu cihanı terk idem Yana yana dosta gidem Perde hicap olmaz bana Adım adım ileri Bu âlemden içeri On sekiz bin âlemi Gördüm bir dağ içinde Yetmiş bin hicap geçtim Gizli perdeler açtım Ben dost ile birleştim Buldum bir dağ içinde Gökler gibi gürledim Yerler gibi inledim Çaylar gibi çağladım Aktım bir dağ içine Bir döşek döşemişler Nur ile bezemişler Dedim bu kimin ola Sordum bir dağ içinde Deprenmedim yerimden Ayrılmadım pîrimden Aşktan bir kadeh aldım İçtim bir dağ içinde Yunus eydür gezerim Dost iledir bazarım Ol Allah'ın didarın Gördüm bir dağ içende Miskinlik ile gelsin Kimde erlik var ise Merdivenden iterler Yüksekten bakar ise Gönül yüksekte gezer Daima yoldan azar Dış yüzüne o sızar İçinde ne var ise Aksakallı bir koca Hiç bilmez ki hal nice Emek yemesin hacca Bir gönül yıkar ise Gönül Çalapın tahtı Çalap gönüle baktı İki cihan bedbahtı Kim gönül yıkar ise Sağır işitmez sözü Gece sanır gündüzü Kördür münkirin gözü Âlem münevver ise Az söz erin yüküdür Çok söz hayvan yüküdür Bilene bu söz yeter Sende güher var ise Sen sana ne sanırsan Ayruğa da anı san Dört kitabın manası Budur eğer var ise Bildin gelenler geçmiş Konanlar geri göçmüş Aşk şarabından içmiş Kim mana duyar ise Yunus yoldan ırmasın Yüksek yerde durmasın Sinle sırat görmesin Sevdiği didar ise İstediğimi buldum Eşkere can içinde Daşra isteyen kendi Kendisi ten içinde Kayımdurur ırılmaz Onsuz kimse dirilmez Adım adım yer ölçer Kendi revan içinde Bu tılsımı bağlayan Cümle dilde söyleyen Yere göğe sığmayan Girmiş bu can içinde Oğru olmuş oğrular Gene kendiyi tutar Şahne kendisi olmuş Kendi zindan içinde Tutun diye çağırır Oğru dahi çığırır Bu ne acayip oğru Bu çağıran içinde Siyaset meydanında Galebeden bakan ol Siyaset kendi olmuş Girmiş meydan içinde Tartmış kudret kılıcın Çalmış nefsin boynuna Nefsini tepelemiş Elleri kan içinde Sayrı olmuş iniler Kur'an ününü dinler Kur'an okuyan kendi Kendi Kur'an içinde Türlü türlü imaret Köşk ü saray yapan ol Kara nikap tutunmuş Girmiş külhan içinde Baştan ayağa değin Hak'tır ki seni tutmuş Hak'tan ayrı ne vardır Kalma güman içinde Bir isen birliğe gel İkiyi elden bırak Bütün ma'ni bulasın Sıdk u imân içinde Girdim gönül şehrine Daldım derinlerine Aşk ile seyrederken İz buldum can içinde Ol izi ben izledim Sağım solum gözledim Çok acayipler gördüm Yoktur cihan içinde Yunus senin sözlerin Ma'nidir bilenlere Söyleyeler sözünü Devr ü zaman içinde Sana ibret gerek ise Gel göresin bu sinleri Ger taş isen eriyesin Bakıp görünce bunları Şunlar ki çoktu malları Gör nice oldu halleri Sonucu bir gömlek geymiş Onun da yoktur yenleri Hani mülke benim diyen Köşk ü saray beğenmeyen Şimdi bir evde yatarlar Taşlar olmuş üstünleri Hani o şirin sözlüler Hani o güneş yüzlüler Şöyle kayıp olmuş bunlar Hiç belirmez nişanları Bunlar bir vakt beyler idi Kapıcılar korlar idi Gel şimdi gör bilmeyesin Bey hangidir ya kulları Ne kapı vardır giresi Ne nimet vardır yiyesi Ne ışık vardır göresi Dün olmuşdur gündüzleri Bir gün senin dahi Yunus Benven dediklerin kala Seni dahi böyle ede Nitekim etti bunları Bir dem yüzüm süre duram Her dem ayım yeni doğar Her dem bayramdurur bana Yazım kışım yeni bahar Benim ayım ışığına Bulutlar gölge kılmaya Hiç gedilmez doluluğu Nuru yerden göğe ağar Anın nuru karanlığı Sürer gönül hücresinden Karanlık ile aydınlık Bir hücreye nite sığar Ben ayımı yerde gördüm Ne işim var gök yüzünde Benim yüzüm yerde gerek Bana rahmet yerden yağar Sözüm el gün için değil Sevenlere bir söz yeter Sevdiğim söylemez isem Sevmek derdi beni boğar N'ola Yunus sevdiyise Çoktur Hakk'ı seviciler Sevenleri göyer dedi Anın için boynun eğer Dilsizler haberini Kulaksızlar dinleyesi Dilsiz kulaksız sözü Can gerek anlayası Ayıtmadan anladık Anlamadan eyledik Gerçek erin bu yolda Yokluktur sermayesi Biz sevdik âşık olduk Sevildik ma'şuk olduk Her dem yeni doğarız Bizden kim usanası Yetmiş iki dil saçtı Araya sınır düştü Şöyle bitiri baktık Yermedik âm u hâsı Yunus istersen velî Yerde gökte dop-dolu Her bir taşın dibinde Bin İmranoğlu Musî Geldi geçti ömrüm benim Şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir Şol göz açıp yummuş gibi İşbu söze Hak tanıktır Bu can gövdeye konuktur Bir gün ola çıka gide Kafesten kuş uçmuş gibi Miskin âdem oğulları Ekinlere benzer gider Kimi biter kimi yiter Yere tohum saçmış gibi Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere Gök ekini biçmiş gibi Bir hastaya vardın ise Bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi Bir miskini gördün ise Bir eskice verdin ise Yarın anda karşı gele Hülle donun biçmiş gibi Yunus Emre bu dünyada İki kişi kalır derler Meğer Hızır İlyas ola Ab-ı hayat içmiş gibi Ben yürürüm yana yana Aşk boyadı beni kana Ne akılem ne divane Gel gör beni aşk neyledi Gah eserim yeller gibi Gah tozarım yollar gibi Gah akarım seller gibi Gel gör beni aşk neyledi Akar sulayın çağlarım Dertli ciğerim dağlarım Şeyhim anuban ağlarım Gel gör beni aşk neyledi Ya elim al kaldır beni Ya vaslına erdir beni Çok ağlattın güldür beni Gel gör beni aşk neyledi Ben yürürüm ilden ile Şeyh anarım dilden dile Gurbette halim kim bile Gel gör beni aşk neyledi Mecnun oluban yürürüm O yâri düşte görürüm Uyanıp melûl olurum Gel gör beni aşk neyledi Miskin Yunus biçareyim Baştan ayağa yareyim Dost ilinden avareyim Gel gör beni aşk neyledi Aşkın aldı benden beni Bana seni gerek seni Ben yanarım dünü günü Bana seni gerek seni Ne varlığa sevinirim Ne yokluğa yerinirim Aşkın ile avunurum Bana seni gerek seni Aşkın âşıklar öldürür Aşk denizine daldırır Tecelli ile doldurur Bana seni gerek seni Aşkın şarabından içem Mecnun olup dağa düşem Sensin dün ü gün endişem Bana seni gerek seni Sûfilere sohbet gerek Ahîlere ahret gerek Mecnunlara Leyla gerek Bana seni gerek seni Eğer beni öldüreler Külüm göğe savuralar Toprağım anda çağıra Bana seni gerek seni Yunus'durur benim adım Gün geçtikçe artar odum İki cihanda maksudum Bana seni gerek seni Dağlar ile taşlar ile Çağırayım Mevlâm seni Seherlerde kuşlar ile Çağırayım Mevlâm seni Su dibinde mahî ile Sahralarda ahu ile Aptal olup ya Hu ile Çağırayım Mevlâm seni Gök yüzünde İsa ile Tur dağında Musa ile Elimdeki asa ile Çağırayım Mevlâm seni Derdi öküş Eyyub ile Gözü yaşlı Yakub ile Ol Muhammed mahbub ile Çağırayım Mevlâm seni Bilmişim dünya halini Terk ettim kıyl ü kalini Baş açık ayak yalını Çağırayım Mevlâm seni Yunus okur diller ile Ol kumru bülbüller ile Hakk'ı seven kullar ile Çağırayım Mevlâm seni Severim ben Seni candan içeri Yolum vardır bu erkândan içeri Şeriat tarikat yoldur varana Hakikat meyvası andan içeri Dinin terk edenin küfürdür işi Ol ne küfürdür imandan içeri Beni bende demen bende değilim Bir ben vardır bende benden içeri Beni benden alana ermez elim Kim kadem basa Sultan'dan içeri Süleyman kuş dilin bilir dediler Süleyman var Süleyman'dan içeri Tecelliden nasip erdi kimine Kiminin maksudu bundan içeri Senin aşkın beni benden alıptır Ne şirin dert bu dermandan içeri Miskin Yunus gözü tuş oldu sana Kapında bir kuldur Sultan'dan içeri Düşd'önüme hubbül vatan Gidem hey dost deyi deyi Anda varan kalır hemen Kalam hey dost deyi deyi Gele şu azrâil tuta Assı kalmaz ona ata Binem şu ağaçtan ata Gidem hey dost deyi deyi Halvetlerde meşgul olam Dâim açılır gül olam Dost bağında bülbül olam Ötem hey dost deyi deyi Şol bir beş on arşın bezi Kefen edeler eğnime Dökem şu dünya donların Giyem hey dost deyi deyi Mecnûn oluban yürüyeni Yüce dağları bürüyem Mum olubam eriyem Yanam hey dost deyi deyi Günler geçe yıl çevrile Üstüme sinler devrile Ten çürüye toprak ola Tozam hey dost deyi deyi Yunus Emre var yoluna Münkirler girmez haline Bahrî olup dost gölüne Dalam hey dost deyi deyi Yoldaş olalım ikimiz Gel dosta gidelim gönül Haldaş olalım ikimiz Gel dosta gidelim gönül Gel gidelim can durmadan Suret terkini urmadan Araya düşman girmeden Gel dosta gidelim gönül Gel gidelim kalma ırak Dost için kılalım yarak Şeyhin katındadır durak Gel dosta gidelim gönül Terk edelim il ü sarı Dost için kılalım zarı Ele getirelim yârı Gel dosta gidelim gönül Bu dünyaya kanmayalım Fânidir aldanmaydım Bir iken ayrılmayalım Gel dosta gidelim gönül Biz bu cihandan geçelim O dost iline uçalım Arzu hayadan geçelim Gel dosta gidelim gönül Kılavuz olgıl sen bana Yönelelim dosttan yana Bakmayalım önden sona Gel dosta gidelim gönül Bu dünya olmaz payidar Aç gözünü canın uyar Olgıl bana yoldaş u yar Gel dosta gidelim gönül Ölüm haberi gelmeden Ecel yakamız almadan Azrail hamle kılmadan Gel dosta gidelim gönül Gerçek erene varalım Hakk'ın haberin soralım Yunus Emre'yi alalım Gel dosta gidelim gönül Ey dost aşkın denizine Girem gark olam yürüyem İki cihan meydan ola Devrânım sürem yürüyem Girem denize gark olam Ne elif ne mim dal olam Dost bağında bülbül olam Güllerin derem yürüyem Bülbül olubanı ötem Gönül olam ceset tutam Başımı elime alıp Yoluna verem yürüyem Bülbül olubanı gidem Nice gönülleri güdem Yüzüm aşkı ile dem be dem Toprağa sürem yürüyem Şükür gördüm didârını İçtim visalin yârını Bu benlik senlik sarını Terkini vuram yürüyem Yunus'tur aşk âvâresi Biçâreler biçâresi Sendedir derdim çaresi Dermanım soram yürüyem Bir korku düştü canıma Acep n'ola benim halim Derman olmaz ise bana Acep n'ola benim halim Canım tenimden üzüle Gitmek yaragı düzüle Bu suret nakşı bozula Acep n'ola benim halim Dünya donların soyucak Yuyucu tenin yuyucak İletip kabre koyucak Acep n'ola benim halim Eller gidip ben kalıcak Sinde yalnız olucak Münkir'le Nekir gelicek Acep n'ola benim halim Ne ayak tuta ne elim Ne aklım kala ne bilim Cevap vermez ise dilim Acep n'ola benim halim Mezarda duru gelicek Hak terazi kurulacak Amelimiz görülecek Acep n'ola benim halim Miskin Yunus eydür sözü Kan yaş ile dolu gözü Dergâhına tutar yüzü Acep n'ola benim halim Dolap niçin inilersin Derdim vardır inilerim Ben Mevlâya âşık oldum Anın için inilerim Benim adım dertli dolap Suyum akar yalap yalap Böyle emreylemiş Çalap Derdim vardır inilerim Beni bir dağda buldular Kolum kanadım yoldular Dolaba lâyık gördüler Derdim vardır inilerim Ben bir dağın ağacıyım Ne tatlıyım ne acıyım Ben Mevlâya duacıyım Derdim vardır inilerim Dağdan kestiler hezenim Bozuldu türlü düzenim Ben bir usanmaz ozanım Derdim vardır inilerim Dülgerler her yanım yöndü Her âzım yerine kondu Bu iniltim Haktan geldi Derdim vardır inilerim Suyum alçaktan çekerim Dönüp yükseğe dökerim Görün ben neler çekerim Derdim vardır inilerim Yunus bunda gelen gülmez Kişi muradına ermez Bu fânide kimse kalmaz Derdim vardır inilerim Teferrüç eyleyi vardım Sabahın sinleri gördüm Karılmış kara toprağa Şu nâzik tenleri gördüm Kimi gamda kimi şadman Yatarlar sinnide pinhan Boşanmış damar akmış kan Batmış kefenleri gördüm Yıkılmış sinleri dolmuş Hep evleri harab olmuş Kamu endişeden kalmış Ne düşvar halleri gördüm Yaylalar yaylamaz olmuş Kışlalar kışlamaz olmuş Bar tutmuş söylemez olmuş Ağızda dilleri gördüm Kimisi zevk ü işrette Kimi söz ü beşarette Kimi belâ vü mihnette Dün olmuş günleri gördüm Soğulmuş ol kara gözler Belirsiz olmuş ay yüzler Kara toprağın altında Gül derer elleri gördüm Kimisi boynunu eğmiş Tenini toprağa salmış Anasına küsüp gitmiş Boynun buranları gördüm Kimi zarı kılıp ağlar Zebaniler canın dağlar Tutuşmuş sinleri oda Çıkan tütünleri gördüm Yunus bunu kanda gördü Gelip bize haber verdi Aklım vardı bilim şaştı Netekim bunları gördüm Taştın yine deli gönül Sular gibi çağlar mısın Aktın yine kanlı yaşım Yollarımı bağlar mısın Nidem elim ermez yâre Bulunmaz derdime çare Oldum ilimden âvâre Beni bunda eğler misin Yavı kıldım ben yoldaşı Onulmaz bağrımın başı Gözlerimin kanlı yaşı Irmağ olup çağlar mısın Ben toprak oldum yolunda Sen aşırı gözetirsin Şu karşıma göğüs geren Taş bağırlı dağlar mısın Harami gibi yoluma Arkın inen karlı dağ Ben yârimden ayrı düştüm Sen yolumu bağlar mısın Karlı dağların başında Salkım salkım olan bulut Saçın çözüp bizim için Yaşın yaşın ağlar mısın Esridi Yunus'un canı Yoldayım illerim kanı Yunus düşte gördü seni Sayrı mısın sağlar mısın Aceb şu yerde var m'ola Şöyle garip bencileyin Bağrı başlı gözü yaşlı Şöyle garip bencileyin Gezerim Rum'ıla Şam'ı Yukarı illeri kamu Çok istedim bulamadım Şöyle garip bencileyin Kimseler garip olmasın Hasret oduna yanmasın Hocam kimseler kalmasın Şöyle garip bencileyin Söyler dilim ağlar gözüm Gariplere göynür özüm Meğer ki gökte yıldızım Şöyle garip bencileyin Nice bu derd ile yanam Ecel ere bir gün ölem Meğer ki sinimde bulam Şöyle garip bencileyin Bir garip ölmüş diyeler Üç günden sonra duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin Hey Emre'm Yunus biçare Bulunmaz derdime çare Var imdi gez şardan şara Şöyle garip bencileyin Biz dünyadan gider olduk Kalanlara selâm olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selâm olsun Ecel büke belimizi Söyletmiye dilimizi Hasta iken halimizi Soranlara selâm olsun Tenin ortaya açıla Yakasız gömlek biçile Bizi bir asan veçhile Yuyanlara selâm olsun Selâ verin kastımıza Gider olduk dostumuza Namaz için üstümüze Duranlara selâm olsun Eceli gelenler gider Hepsi gelmez yola gider Bizim halimizden haber Soranlara selâm olsun Derviş Yunus söyler sözün Yaş doludur iki gözün Bilmiyen ne bilsin bizi Bilenlere selâm olsun Ey yarenler ey kardeşler Ecel ere ölem bir gün İşlerime pişman olup Kend'özüme gelem bir gün Yanlarıma kona elim Söz söylemez ola dilim Karşıma gele amelim N'ittüm ise görem bir gün Beş karış bezdendir donum Yılan çıyan yiye tenim Yıl geçe obrula sinim Unutulup kalam bir gün Başıma dikeler hece Ne irte bilem ne gece Alemler umudu Hoca Sana ferman olam bir gün Yunus Emre'm sen bu sözü Dahi tamam etmemişsin Tek yürüyeyim neyleyim Üstadıma gelem bir gün Vaktinize hazır olun Ecel vardır gelir bir gün Emanettir kuşça canın Issı vardır alır bir gün Nice bin kez kaçar isen Yedi derya geçer isen Pervaz urup uçar isen Ecel seni bulur bir gün İşbu meclise gelmeyen Gelip nasihat almayan Elifle beyi bilmeyen Okur kişi olur bir gün Tutmaz olur tutan eller Çürür sol söyleyen diller Sevip kazandığın mallar Vârislere kalır bir gün Yunus Emre'm bunu söyler Aşkın deryasını boylar Şol yüce köşkler saraylar Viran olur kalır bir gün Nolur ise ko ki olsun nolisar Tek gönül mevlayı bulsun nolisar Aşk denizi gene taşmış kan akar Aşk-ı biçare dalsın nolisar Bu denize düşen ölür dediler Ölür ise ko ki ölsün nolisar Aşk gelicek cümle eksikler biter Bitmez ise ko ki kalsın nolisar Akıbet sol göze toprak dolisar Bu gün öpdün ko ki dolsun nolisar Bu dünyanın nasiplerin izzetin Yunus kodu alan alsın nolisar Yar yüreğim yar Gör ki neler var Bu halk içinde Bize güler var Ko gülen gülsün Halk bizim olmaz Gafil ne bilsin Hak'ki sever var Bu yol uzaktır Menzili çoktur Geçidi yoktur Derin sular var Girdik bu yola Aşk ile bile Gurbetlik 1le Bizi salar var Her kim merdâne Gelsin meydâne Kalmasın câne Kimde hüner var Yunus sen bunda Meydan isteme Meydan içinde Merdâneler var Hak'tan yığar mal seni Nen var ise ver gider Ne beslersin bu teni Seni de kurt yer gider Olana bak gözün aç Dökülür sakal ve saç Yılan çıyan gelir aç Yer içer şişer gider Zaman erer kuru baş Tez tükenir uzun yaş Düpdüz olur dağ u taş Gök durulur yer gider Yunus bu ten ölicek Can nur ile dolıcak İman yoldaş olıcak Ahır şen olur gider Yalancı dünyaya konup göçenler Ne söylerler ne bir haber verirler Üzerinde türlü otlar bitenler Ne söylerler ne bir haber verirler Kimisinin biter üstünde otlar Kiminin başında sıra serviler Kimi masum kimi güzel yiğitler Ne söylerler ne bir haber verirler Toprağa karışmış nazik tenleri Söylemeden kalmış tatlı dilleri Gelin duadan unutman bunları Ne söylerler ne bir haber verirler Yunus der ki gör takdirin işleri Dökülmüştür kirpikleri kaşları Başları ucunda hece taşları Ne söylerler ne bir haber verirler Yürü fani dünya sana Gelende gülmüş var mıdır Bencileyin gözü yaşlı Ağlayu kalmış var mıdır Söylerim bilmezem sözüm Yürürüm görmezem özüm Bir oldu gecem gündüzüm Hiç böyle olmuş var mıdır Doğdum başım taşlar ile Kan akıttım yaşlar ile Yarenler kardeşler ile Candan ayrılmış var mıdır Ahır halklar helâllaşıp Her biriyle esenleşip Bencileyin aklı şaşıp Ağlayu kalmış var mıdır Bunca zamanlar bileşip Ahır dönüp ayrılışıp Böyle bir dertlere düşüp Odîara yanmış var mıdır Bu söylediğim sözleri Dertliler için söylerim Acep bu benim sözümden Haberim almış var mıdır A dostlar esenleşelim Tuz ekmek helâllaşalım Ta ölünce ağlaşalım Ağlayıp gülmüş var mıdır Ağlayıp bula adım çare Çok yalvardım Peygambere Yunus gibi yüzü kare Cihane gelmiş var mıdır Söylememek harcısı Söylemenin hasıdır Söylemenin harcısı Gönüllerin pasıdır Sözü doğru desene Kulil hak dedi Çalap Bugün yalan söyleyen Yarın utanasıdır Bu gönüller pasını Yuyuban gidermeye Sol sözü söylegil kim Sözün hulâsasıdır Cümle yaradılmışa Birlik ile bakmayan Halka müderris ise Hakikatte asıdır Şer' ile hakikatin Vasfını aydam sana Şeriat bir gemidir Hakikat deryasıdır Her nite muhkem ise Tahtaları geminin Deniz mevc urucağız Anı uşadasıdır Bundan içeri haber İşit aydayın er yâr Hakikatin kâfiri. Şer'in evliyasıdır Biz talibleriz her dem Aşk sabakın okuruz Çalap müderris bize Aşk hod medresesidir Evliya safa-nazar Edeli günden beri Has l oldu Yunus'a Her ne kim vayasıdır İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır Okumaktan murat ne Kişi Hak'kı bilmektir Cün okudun bilmezsin Ha bir kuru ekmektir Okudum bildim deme Çok tâat kıldım deme Eğer hak bilmez isen Abes yere yelmektir Dört kitabın ma'nisi Bellidir bir elifte Sen elifi bilmezsin Bu nice okumaktır Yiğirmi dokuz hece Okursun uçtan uca Sen elif dersin hoca Ma'nisi ne demektir Yunus Emre der hoca Gerekse bin var hacca Hepisinden iyice Bir gönüle girmektir Ben dervişim diyene Bir ün edesim gelir Tanıyuban şimdiden Varup yetesim gelir Sırat kıldan incedir Kılıçtan keskindir Varıp anın üstüne Evler yapasım gelir Altında gayya vardır İçi nâr ile pürdür Varıp ol gölgelikte Biraz yatasım gelir Ta'n eylemen hocalar Hatırınız hoş olsun Varuban ol Tamu'da Biraz yanasım gelir Ben günahımca yanam Rahmet suyunda yunam İki kanat takmam Biraz uçasım gelir Andan Cennete varam Cennette Hak'kı görem Huri ile gılmanı Bir bir koçasım gelir Derviş Yunus bu sözü Eğri büğrü söyleme Seni sıygaya çeker Bir Molla Kasım gelir Hak bir gönül verdi bana Ha demeden hayran olur Bir dem gelir şadi kılur Bir dem gelir giryan olur Bir dem sanasın kış gibi Sol zemheri olmuş gibi Bir dem beşaretten doğar Hoş bağ ile bostan olur Bir dem gelir söyleyemez Bir sözü şerheyleyemez Bir dem dilinden dür döker Dertlilere derman olur Bir dem çıkar Arş üzere Bir dem iner tahtes sera Bir dem sanasın katredir Bir dem taşar umman olur Bir dem cehalette kalır Hiç nesneyi bilmez olur Bir dem dalar hikmetlere Calinus u Lokman olur Bir dem dev olur ya peri Viraneler olur yeri Bir dem uçar Belkıs ile Sultan-ı ins ü can olur Bir dem varır mescidlere Yüz sürer anda yerlere Bir dem varır deyre girer İncil okur ruhban olur Bir dem gelir İsa gibi Ölmüşleri diri kılar Bir dem girer kibr evine Fir'avn ile Hâmân olur Bîr dem döner Cebrail'e Rahmet saçar her mahfile Bir dem gelir gümrah olur Miskin Yunus hayran olur Sabahın sinleye vardım Gördüm cümle ölmüş yatur Her biri biçare olup Ömrün yavu kılmış yatur Vardım bunların katına Baktım ecel heybetine Nice yiğit muradına Ermeyüben ölmüş yatur Yemiş kurt kuş bunu keler Nicelerin bağrın deler Sol ufacık na-resteler Gül gibice solmuş yatur Tuzağa düşmüş tenleri Hak'ka ulaşmış canları Görmez misin sen bunları Nöbet bize gelmiş yatur Esilmiş inci dişleri Dökülmüş sarı saçları Kamu bitmiş teşvişleri Emr ü nemde ermiş yatur Gitmiş gözünün karası Hiç işi yoktur durası Kefen bezinin paresi Sünüğe sarılmış yatur Yunus gerçek aşıkısan Mülke suret bezemegil Mülke suret bezeyenler Kara toprak olmuş yatur Çıktım erik dalına Anda yedim üzümü Bostan ıssı kakıyıp Der ne yersin kozumu Uğruluk yaptı bana Bühtan eyledim ona Gerçi de geldi aydur Hani aldın gözünü Kerpiç koydum kazana Poyraz ile kaynattım Nedir diye sorana Bandım verdim özünü İplik verdim cullaha Serip yumak etmemiş Becid becid ısmarlar Gelsin alsın bezini Bir serçenin kanadın Kırk katıra yüklettim Çift dahi çekemedi Şöyle kaldı yazını Bir sinek bir kartalı Salladı vurdu yere Yalan değil gerçektir Ben de gördüm tozunu Bir küt ile güreştim Elsiz ayağım aldı Güreşip basamadım Göyündürdü özümü Kafdağından bir taşı Şöyle attılar bana Öylelik yola düştü Bozayazdı yüzümü Balık kavağa çıkmış Zift turşusun yemeğe Leylek koduk doğurmuş Baka şunun sözünü Gözsüze fısıldadım Sağır sözüm işitmiş Dilsiz çağırıp söyler Dilimdeki sözümü Bir öküz boğazladım Kakladım sere kodum Öküz ıssı geldi der Boğazladın kazımı Bundan da kurtulmadım Nidem bilemedim Bir çerçi de geldi der Kani oldum gözgümü Tosbağaya sataştım Gözsüz sepek yoldaşı Sordum sefer nereye Kayseri'ye azimi Yunus bir söz söylemiş Hiçbir söze benzemez Münafıklar elinden Örter ma'ni yüzünü Şol Cennetin ırmakları Akar Aflah deyu deyu Çıkmış İslâm bülbülleri Öter Allah deyu deyu Salınır Tuba dalları Kur'an okur hem dilleri Cennet bağının gülleri Kokar Allah deyu deyu Kimi yiyip kimi içer Hep Melekler rahmet saçar Idris nebi Hülle biçer Biçer Allah deyu deyu Altındandır direkleri Gümüştendir yaprakları Uzandıkça budakları Biter Allah deyu deyu Aydan andır yüzleri Misk ü amberdir sözleri Cennet'te huri kızları Gezer Allah deyu deyu Hak'ka aşık olan kişi Akar gözlerinin yaşı Pür nur olur içi dışı Söyler Allah deyu deyu Ne dilersen Hak'tan dile Kılavuzla gir bu yola Bülbül âşık olmuş güle Öter Allah deyu deyu Açıldı gökler kapısı Rahmetle dolu hepisi Sekiz Cennetin kapısı Açar Allah deyu deyu Rıdvan'dürür kapı açan İdris'dürür hülle biçen Kevser şarabını içen Kanar Allah deyu deyu Miskin Yunus var dostuna Koma bu günü yarına Yarın Hak'kın divanına Varam Allah deyu deyu Biz kamumuz aşk kuluyuz Aşktır bizim sultanımız Ger aşk ile ölürsevüz Aşka helâldir kanımız Aşk beni benden alalı Dost aşkı cana do|alı Bu aşk yoluna gideli Dost olmuştur imanımız Aşk ile başım hoşdürür Her kandeyse yoldaşdürür On iki ay sarhoşdürür Aşktan esridi canımız Ne kaşadır ne gözedir Ne meylimiz ak yüzedir Her dem hiç solmaz tazedir Bu bizim gülistanımız Akar yaşım Ceyhun gibi Çıkar ahım tütün gibi Hem Leyli vü Mecnun gibi Uş söylenir dükkânımız Olmadı derman ecele Geri varır her kim gele Biz de varırız ol ile Onda durur kervanımız Yunus eyder nice nice İşbu cihan geldi hiçe Seni dahi ilediser Bu yalancı devranımız Her kime kim dervişlik bağışlana Kalpı gide pak ola gümüşlene Nefsinden misk ile anber tüte Budağından il ü şar yemişlene Yaprağı dertli için derman ola Gölgesinde çok hayırlar işlene Aşıkın gözü yaşı hem göl ola Ayağında saz bitip kamışlana Cümle şair dost bahçesi bülbülü Yunus Emre arada durraçlana |