YAŞLININ AVRUPA'DA GERİLEMESİ

II. FRANSIZ DEVRİMİNİN ETKİLERİ
1. Devrimin Temel İlkeleri ve İslam Dünyası


    Fransız devrimi gibi, bütün 19. ve 20. yüzyılın önemli olaylarına damgasını vuran, modern çağın belki de en önemli "patlaması" üzerinde burada açıklayıcı bilgiler vermek gerekmez. Ancak, bu devrimin Osmanlı devletindeki etkilerinin araştırılmasında (Lewis, 1953: 105-25), uzun vadeli temel niteliklerinin ortaya konması ve bunların Osmanlı devlet ve toplu yaşantısındaki yansımalarının belirlenmesi yararlı olacaktır.
    Fransız devriminin tüm dünyadaki uzun süreli etkisi, ancak laik niteliğiyle açıklanabilir, Bu devrim entelektüel anlatımını dini olmayan terimlerle yapan, Avrupa'nın ilk büyük toplumsal ayaklanması, kent-devlet uygarlığının her alanda "çiçek açması" olan Rönesansın, büyük bir ulus-devlette "pıtrak" gibi açılmasıdır. Bu açıdan bakıldığında, laikliğin pek de kol gezmediği İslam dünyasında ve bu arada Osmanlı devletinde tepki ile karşılanmış olması gerekir. Ancak, ilginç bir çelişki olarak, Fransız devriminin Hıristiyan olmayan ve hatta Hıristiyan-karşıtı temasının da görmezlikten gelinemeyen bir çekiciliği vardı. Yalnızca kuramsal olarak düşünüldüğünde, Müslüman dünya, dini inanışlarında hiç bir fedakarlık etmeden onları Hıristiyanlıkla hiç karşılaştırmadan, Batı'nın gücünün sırlarını bu devrim içinde ele geçirebilir ya da en azından bazı kurum ve düşüncelerini kullanabilirdi. Dolayısıyla, uzun vadede düşünüldüğünde, Batı'dan gelen yeni düşünceler, Doğu'da grup dayanışmasının temellerini sarsmaya, yeni bağlılık ve benlik kalıpları yaratmaya ve yeni hevesler ortaya çıkarmaya başladı. Fransız devriminin "pandora kutusundan" çıkan bu düşünceler, çok iyi bilindiği gibi, üç sözcük ile özetlenebilir: özgürlük, eşitlik ve ulusçuluk.
    Özgürlük, İslamiyette eskiden hukuki bir terim olup, tutsaklığın aksini anlatmaktaydı. Ancak, Fransız devrimini izleyen 19. yüzyıl içinde siyasal içerik de kazandı: dışardan güçlenmekte olan Avrupa emperyalizmine ve içerde koyulaşan despotizme karşı mücadele. Ama, ister dış, ister iç anlamı olsun her ikisine karşı yürütülecek mücadele de, anayasa, temsili hükümet ve hukukun üstünlüğünü, yani halkın yönetime katılmasını, bunlar da laik otorite ve buna uygun yasal düzenlemeler gerektiriyordu. Dolayısıyla, Mustafa Kemal'in mücadelesine kadar, Fransız devriminin bu belki de en önemli ilkesi, İslam dünyasında yeşerecek toprak bulamadı.
    Eşitlik, İslam dünyasında değişik bir anlam kazandı. Avrupa toplumlarındakinin aksine, İslam dünyasında toplumsal ve ekonomik eşitsizlik önemli bir şikayet konusu olmamıştı. İslam toplumu, Fransız devrimi öncesi Avrupası'nın toplumsal sınıflarına ve kast ayrıcalıklarına sahip değildi. İslam dünyasının az gelişmiş ekonomisi, zengin ile fakir arasında büyük uçurumlar yaratmamıştı. İkisi arasındaki fark, toplumun "korporatif" yapısı, İslamiyetin ahlaki ve yardımlaşma geleneği ile dolduruluyordu. Bu yüzden, eşitlik ilkesinin asıl etkisi uluslar üzerinde oldu. 19. yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başlarında Batı'nın ulusal "kendi kaderini kendinin tayin etme" (self-determination) ilkesi ile birleşerek, uluslar arasında eşitlik anlamını kazandı.
    Ulusçuluk ise, Batılı anlamda ortak bir dil, ırk ve toprağa bağlı dayanışma olarak tanımlandığında, İslam dünyası için çok yeni bir kavram değildi. Ancak, ulus, grup benliğinin birincil temeli olamamıştı. İslam dünyasında grup dayanışmasının birincil temeli, ortak bir hanedanlığa (örneğin, Memluk, Abbasi ve Osmanlı hanedanlıkları gibi) bağlılıkla güçlendirilen belirli bir dinî cemaat içindeki inanç kardeşliğiydi. Bu dünyada, tarihin yeni "misyonunu" tamamlayıp, grup dayanışmasının en üstün birimi olarak ulus-devlet kurma başarısını Mustafa Kemal gösterecektir.
    Dolayısıyla, bu temel ilkelerin uzun süredeki etkileri dikkate alındığında, özellikle Osmanlı devletinde gördüğümüz 19. yüzyılın reform hareketlerinin özü, Batı eğitiminden geçen ya da bu düşüncelerden etkilenen aydınların yeni bir laik ve siyasal bağlılık kalıbı yaratma yolundaki çabalarıdır.

| YAŞLININ
AVRUPA'DA GERİLEMESİ
I. Gerileme Nedenleri
| YAŞLININ
AVRUPA'DA GERİLEMESİ
II.Fransız Devriminin Etkileri
2. Devrimin Devleti Etkilediği Kanallar
|