|
BEŞ DENİZ YAYLASINDA DOĞUŞ
IV. Anadolu'daki Çocukluk
3. Türkler ve Bizans
Osmanlı-Bizans ilişkisi, İslâmiyetin güçlenip Hıristiyan dünya ile temasa geçtiğinden bu yana, Hıristiyan ve Müslüman halklar arasındaki ilişkilerde çok ilginç bir
biriciklik gösterir. Türkler, Bizans'ın aile ve hanedanlık mücadelelerine karışmışlar,
İstanbul'un savunulması için asker bile göndermişlerdir. Türkler, çeşitli
seferlerinde Bizans'tan birlik kiralamışlardır ve İmparatorun oğulları ile Bizans
devlet adamlarının Osmanlı seferlerine eşlik ettikleri bile görülmüştür. Bizans,
Papalık'tan çok Müslüman Osmanlılarla müzakereyi yeğlerken, iki devletin ileri
gelenleri birlikte avlanmışlar ve birbirlerinden kız alıp vermişlerdir.
Ancak, bütün bunlar Türkleri Bizans'ın çeşitli kent ve topraklarıni
ellerine geçirmekten alıkoymamış, Osmanlılar Sirp ve Bulgarları Bizans'a, Bizans da
Osmanlı devletinin doğusundaki Müslüman halkları Osmanlılara karşı oynamaktan geri
kalmamışlardır. Bu; Müslüman ve Hıristiyan halklar arasındaki garip ilişki biçimi,
her iki devlette de etkili olmuş, önemli sonuçlar doğurmuştur. Bizans, askeri bakımdan
zayıf olduğu komşularına karşı köhne varlığını koruma politikasını çeşitli
dolaplarla sürdürmek zorunda kalmış, bu da özsaygısıni yitirmesine ve moralinin
bozulmasına yolaçmıştır. Türkler ise, özellikle İstanbul'un ele geçirilmesinden
sonra, Bizans'ın entrika atmosferinden etkilenmiş ve bu özellik Osmanlı saray yaşamına
girmiştir. Kardeş, oğul ve baba katli gibi daha önceki Türk toplumlarında bulunmayan
ve Bizans'a özgü cürümler, Osmanlı sarayına da girmiştir.
Kısaca, Türk ve Bizans politikaları o kadar birbirleri içinde erimişlerdir
ki, Türklerin Bizans'ı müttefikmi, düşman mı ya da teba mı olarak değerlerıdirdikleri,
Bizans'ın ise Türkleri tiranları mı, yıkıcıları mı, yoksa koruyucuları mı
olarak gördüklerini söylemek kolay değildir (Wells, 1959: 569).
|