BOYALI SES
AÇIL SUSAM AÇIL |
KARDEŞLİK KARDEŞLİK Birbirimize Kardeşim derken Neden Su içiyor gibiyiz? Birbirimize Kardeşim derken Neden Türkü söylüyor gibiyiz? Birbirimize Kardeşim derken Neden Doyuyor gibiyiz? KÖREBE Dolaşırken elleri yüzümüzde Daha çok susarız Soluğumuzu bir şeker gibi ağzımızda tutup Dolaşırken elleri yüzümüzde Bizi daha çabuk tanır Gözlerini örttüğümüz. BETİĞİMDEKİ RESİMLER Ben uyurken annem Uzaklaşır öyle ki Benzer betiğimdeki resimlere. Bir bayram gün ışırken karşıki pembe konak Bayraklarını asınca Benzer betiğimdeki resimlere. Sonra leylekler... Biliyor musunuz Güz yaprakları düşerken Benzer betiğimdeki resimlere. KOYUNLARLA ÇOBAN ÇOCUKLAR Koyunlarla çoban çocuklar vardır bazı dağlarda, Yeşilin en yeşilini bilirler En serinini pınarların. Nane kokusu karışır kekik kokusuna Kaçarlar kovalarlar uyurlar güreşirler Bitmez tükenmez hiç çayırdaki oyun. Düşündürür sudan sonra Uzak köyleri, tanıdık ağaçları birdenbire Kaval seslerinin yankısı. Koyunlar çoban çocuklarını sever Koyunların aklığı kımıldar gecelerde Büyür gözleri çoban çocukların. YEMİŞLER Elmalar çok tatlıdır Sarısı ekşi biraz. Üzüm bizi ısıtır Kırmızı bir su kiraz. Vişne, kamaşır dişim Elllerimi boyar dut Ama benim yemişim Altın damlası armut. AĞAÇLARIM Çınarım benim iyi çınarım Durur düşünür yıldızları Onu dinler uslanırım her gece. Söğüdüm benim büyük gölgeliğim Çok sever kuşları Irmağı beni. Kavağım benim uzunum, Yeşil yeşil yeşil gider Göklerle yarışır hep. KELEBEK Sana yaramaz diyorlar İnanmıyorum kelebek. Senin çiçekten çiçeğe Gittiğin Geldiğin Konduğun Çiçeklere çalışmak değil mi? ARI Arı çalışkanmış Bu güzel. Arının toplumuna çalıştığı Daha güzel değil mi Timuçin? KOMŞUMUZUN KUMRUSU Her gün güneş doğar doğmaz Vurur cama Güzelliği daha yeni ışırken göklerin. Kırmızı gagasıyla alır her gün Ekmek kırıntısını penceremden Komşumuzun kumrusu. DEDİĞİCEK Kuşların dediği Yeşil Ağaçların dediğicek Ağaçların dediği Doğru Suların dediğicek Suların dediği Kocaman Masalların dediğicek BİTKİLERİN OYUNU Körebe oynar bitkiler Buğdayın Eriği Çileğin Kavunu Pamuğun Portakalı Ve hepsinin birden Beni aradığını duyuyorum. SEVİNMEK Ne güzel Ovaların yumuşaklığı Buğday verir, ot verir. Ne güzel Dağların sertliği Kartal verir. ATLA KUŞ Bir atın Bir kuşu Vardı Anımsıyorum. Uçardı uçardı Kararınca gökler Akşam üstü Konardı ata hep. Nereye gitse suya çayıra Uçardı ardından Uyuşa Uyurdu. Atı aldılar askere Kuş da asker oldu Dövüştüler Geldiler. Atı aldılar dolaba Kuş bostancı oldu Sardı dağı taşı Kavun karpuz. Böylece birçok yıllar geçti aradan Koşarcasına Uçarcasına güzel Sevgi dolu yıllar. Bir gün at, uyanmadı Kuşu Düşünüyorum kuşu Gök uyanmadı o gün. ACIMAK Bir havuç Övünür domatese sarılığını. Siz havuç da yersiniz Domates de. Karşıdaki inek Hor bakar koyunlarına çobanların. Siz inek de yersiniz Koyun da. Bir ulu kar gök boyu Bir yalnız iğdeye yağar durur. Siz kar da yersiniz İğde de. KUŞLUK Çok erkenden öterdi bir kuş Yatağımda düşünürdüm yakınlığını Severdim. Koca bir yaz geçti Duya duya-onu büyüyordum ben Ellerimi değil. Gök ağarmadan kalktım bir gün yarı karanlık Durdum geceliğimle Ağacın önüne masmavi Kuş dedim İçimde binbir ses Tanıdı. AYSEL'İN GELDİĞİ GÜNLER Aysel gelir sabahları Seslenir hep: Hadi Tülay Çayı unutur kalkarım. Benzemez anneme, anne anneme Aysel esmerdir incedir uzundur Öyle tatlıdır ki sesi. Duyunca çağırmasını aşağıdan Gecikmemden utanırım Belki de severim biraz. Bilmem uykuda mıyım ne, Kalkar sofradan çabucak "Geliyorum" der birisi. Neden daha güzel olur, Okulun yolları bize Aysel'in geldiği günler. DAĞLA KUŞ Bir dağ ışıklarla oynardı Yücesinde göğün Özlemle bakardı dağa bir kuş. Bir dağ ışıklarla oynardı Tan ağarırken Devler gibiydi allarda. Bir dağ ışıklarla oynardı Büyürdü doruğunda mor Uykusu gün batısının. Bir dağ ışıklarla oynardı Öyle çok yıldız vardı ki uzaklarda Kocaman bir masaldı geceleyin. Bir dağ ışıklarla oynardı Böylesine yükselir de neden uçmaz Ermedi kuşun usu dağa. |