|
İÇİNDEKİLER KAPAK SUNUŞ DİN DERSLERİ PROGRAMI 3. Sınıf Cami Müezzin, İmam, Cemaat Bayramlarımız Bayramlarda Ne Yapılır? İman Bugünkü Türklerin Dini Hazreti Muhammet Muhammet'in Peygamberliği Hicret Müslümanlığın Etrafa Yayılması Peygamberin Son Haccı ve Ölümü Peygamberin Ahlakı Allah'a İman Allah Sevgisi DİN DERSLERİ PROGRAMI 4. Sınıf Kimsenin İnancına Karışmamak Hayırlı İnsan Olmak Nasıl Hayır İşlemeliyiz? İslam Dini ve Ahlak Çalışmak Tevekkül Şükür İslamlık, İnsanlarla İyi Geçinmek, Hayırlı Olmaktır İslamlık Bağnazlığı Yasaklar Din Sahtekârlığı, İkiyüzlülük Hazreti Muhammet "Aleyhisselâm" Ehli Beyt, Eshap Hatice DİN DERSLERİ MÜFREDAT PROGRAMI Beşinci Sınıf İslam Dininde Akıl Her Şeyden Üstündür Müslümanlıkta Saçma Şeylere İnanç Yoktur Cumhuriyet Devrinde Müslümanlık Din İşleri, Dünya İşlerinden Ayrıdır Müslümanlıkta Allah'la Kul Arasına Kimse Giremez Dünyadaki Müslümanlar Müslüman Milletlerin İçinde En Kuvvetli Millet Türklerdir Her Millet, Allah'a Kendi Dili ile Hitap Eder Kur'an'ı Kerim'deki Sözlerden Müslümanlar Allah'ı Nasıl Tanır? ÖZYAŞAMÖYKÜSÜ |
5 MÜSLÜMANLIKTA ALLAH'LA KUL ARASINA KİMSE GİREMEZ Bilirsiniz ki çocuklar, Hıristiyanların papazları vardır ve papaz bulunmazsa ibadet edemezler. Halbuki bir Müslüman isterse evinde, isterse camide namazını istediği gibi kılabilir. Üç beş kişi bir araya toplanınca cemaatle namaz kılmak isterlerse içlerinden biri imam olur, öbürleri de ona uyarlar, namazlarını kılarlar. Anlıyorsunuz ya, Müslümanlıkta, papazlar gibi "din adamları" adını alan, din işlerini yapan ayrı bir sınıf yoktur. Müslümanların hepsi birbirine eşittir. Hele bu eşitlik, camilerimizde ne güzel görünür. Camiye giren kimseye "kimsin, necisin?" diye soran, yer gösteren, bu büyük adamdır diye ona en itibarlı yeri veren kimse yoktur. Camiye giren, kim olursa olsun boş bulduğu yere oturur. Yanındakinin büyüklüğüne küçüklüğüne bakmaz. Zaten insanlık gözünde de iş işleyen, emeğiyle geçinen adamların büyüğü küçüğü yoktur. Bir rençberle bir ressam, bir hamalla bir hükümet memuru kanuna göre haklara sahiptir. Görüyor musunuz çocuklar, Müslümanlık, tam bir insanlık yolu. ![]() Müslümanlığa göre bütün kuvvetler, kudretler, duygular, Allah'tandır. O, bize bizden daha yakındır. Onun varlığını biz, kalbimizde duyar, varlığımızda anlarız. Allah, bizim isteklerimizi, aklımıza gelen, gönlümüzden geçen şeyleri bilir. Şu halde derdimizi, halimizi, arzumuzu ona bildirmek için ortada başka birisine gerek yok... Allah, bir zorba padişah değil ki vezirleri olsun, onun önüne çıkmak için kapıcılara, vezirlere yaranmamız lazım gelsin!.. Allah'ın ne durağı var, ne konağı. O, bizim gönlümüzde, onun kudreti bütün kâinatta. Onu hatırımıza getirir getirmez bizimle beraber. Atalarımız da bu hakikati anlamışlar da "Allah'la kul arasına kimse giremez" demişlerdir. Ne doğru söz... Halbuki Cumhuriyetten evvelki zamanlarda kendilerine "şeyh" adını veren bazı adamlar, millete bu hakikati söylemezler, Allah'la kul arasında adeta birer komisyoncu geçinirlerdi. Saf halk da isteklerini Allah'tan istemezlerdi de bu şeyhlerden, evliya mezarlarından isterler, "Şu işim olursa filan türbeye şu kadar mum, bu kadar zeytinyağı götüreyim" diye adeta rüşvet vaat ederlerdi. Zaten türbe sahiplerinin istedikleri de buydu. Halbuki kutsal kitaplarımız bize, "Yarabbi, biz yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım isteriz" dememizi emrediyor. Müslümanlıkta yalnız milletine, vatanına fazla hayrı dokunan kimsenin mevkii yüksektir. Fakat bu büyüklük, bu yükseklik de Allah yanındadır; çünkü Müslüman yaptığı hayrı bir menfaat bekleyerek yapmaz. Şu halde, herkes birbirine eşittir; Müslümanlıkta din reisleri, peygamber vekilleri yoktur ve olamaz... |